26 Ocak 2013
Birand...
Öyle bir adam düşünün ki yaptığı zor ve stresli işe rağmen sürekli gülüyordu.
En son ekranda gördüğümde öleceğini bilsem bu kadar etkileneceğimi düşünmezdim. Siyasete ilk defa 32. gün ile ilgi duymaya başlamamdan mı, TT Arena'da hemen üstümde maç izlerken neşesine, taraftar coşkusuna şahit olduğumdan mı, 1 ay önce arkadaşımın elinde görüp versene ben de okuyayım dediğim Can Dündar'ın "Birand" biyografisinden mi, yoksa her akşam gülen yüzüyle, samimiyetiyle evimize misafir olmasından mı bilinmez akrabamı kaybetmiş gibiyim. Adeta çok fazla görmediğimiz uzaktaki amca, dayı...
Arkasından söylenenler; güler yüzlü, kalp kırmayan, daima umutlu, saygılı, haksızlık yapmayan, meslek kibri olmayan, yol açan, yol gösteren.. Ne güzel, ne nadir görülen hasletler...
Aklımda kalacak en net fotograf, 71 yaşında hepheyecanlı bir adam. Renkli, neşeli, Galatasaraylı…
Sizin de vefat haberini aldığınızda en şaşırdığınız 71 yaşında oluşu oldu mu? Nasıl olurdu o yaşta hastalıklarla boğuşan bir adamın bu kadar metanetli ve canlı durması? Olamazdı...
Başarıları, belgeselleri, ilklerin adamı oluşu, çalışkanlığıyla yerinin dolmayacak olması bir yana, kar haberini sunduktan sonra "karıcım yollar kapanmış, beni yemeğe bekleme" diyen sıcak bir adam olmayacak ekranlarda artık. Düşünsenize hangi anchorman'e yakışır bu?
Öldüğü gün Diyarbakır'a uçak bileti almış. Fakat nasip olmamış meydanda atılan "barış" nidalarını görmek. Eğer gelirse Sneijder'in gelişini de göremeyecek. Kader...
Benim 24 yıllık hayatımda hep karşımdaydı. Eksildik. Allah, imrenilecek bir aşk yaşadığı hayat arkadaşı Cemre'ye sabır versin.
Evet, ölüm hak, ölüm mutlak son. Ama gönül bu üzülüyor, göz yaşarıyor.
Rabbim hepimize güzel ölümler nasip etsin.
Hoşcakal güzel adam. Seni çok sevdim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder